Erbakan Hoca hakka yürüdü. Dünya durdukça bitmeyecek hak-batıl mücadelesinde hakkı üstün tutan medeniyeti inşa etmek azmi ile yarım asırdan fazladır bu topraklarda malı ve canı ile cihad azmini diri tutan muhterem Necmeddin Erbakan Hocamız 85 yıllık ömrünü yine vazife başında olduğu halde tamamlayarak dâr-ı bekâya irtihal etmiştir.

Bâtıl emellerini, iki asırdan beri İslam Dünyasının üzerinde gerçekleştirmek isteyen müstemlekecileri, bu vatanda istemeyen milli iradenin ve İslam’ın hakkı üstün tutan idraki ile her zaman gâlip geleceğine iman etmiş, Mustafa Sabri Efendilerin, Âkiflerin, Bediüzzamanların, Eşref Ediplerin yolunu tutarak cihad ve ilim yurdu olan vatanımızı sömürgeleşmenin her çeşidine karşı, son nefesine kadar bir kalkan olmayı ve beşeriyettin refahını, ‘önce ahlak ve maneviyat’ sloganı ile disipline ederek, yetiştirdiği kadrolar vasıtası ile sağlamayı vazife bilmiş, gözbebeğimizi Hocamızı, Hakka uğurluyoruz.

Dünyanın her yöresinde, ezilmiş halkların hakkını aramayı borç bilen; Türkiyeli Müslümanların, Uzak Asya da, Yakın Doğu ve Afrika’da kardeşleri ile kucaklaşmasına vesile olan ve her fırsatta küresel terörü besleyen siyonizmi lanetleyen hocamıza ve onun yükselttiği davaya vefa borcumuz var. Bugün bir Kur’an hecesini okuyabilen yavrularımızdan; üniversite sıralarında izzeti ile oturabilen mütesettir kızlarımıza ve ‘ben müslümanım kardeşim’ demeyi utanmadan söyleyebilme heybetine kavuşmuş her insanın Erbakan Hocamızın ihlas ve mücadelesine ibret ve minnet hisleri ile bakmaya ihtiyacı var.

Evet, “Kudüs yine İslam toprağı olacak; İstanbul, dünyanın başşehri olacak; Ayasofya açılacak, İslam, gönüllere huzur veren iklimin adı olarak ahlakın ve maneviyatın yeşerdiği her yörede yayılma imkanı bulacak; bu millet, tarihi boyunca düşürmediği Peygamber Sancağını göklere yükseltecek, Siyonizm hedeflerine asla ulaşamayacak ve Allah bize yardım edecek ve ancak bizler galip geleceğiz.” Bütün bunların umudunu yeşerttiğimiz yüreklerimize ilk şoku vermiş olan Necmeddin Erbakan adını asla unutmayacak; yolunu, davasını, arzuladığı hakikat iklimini var etmek için onun ruhaniyetinden feyz ve ilham almaya devam edeceğiz.

Uzay çağında; siyaseti, ilmi, tasavvufu ve tekniği kendi şahsında birleştirmiş, Muhterem Hocamızın azmine, iyi niyetine, cihadına şehadet eder onun gerçek bir “işi vaktinden çok” adam olduğunu belirtmeyi bir borç biliriz.

Hocamızla, Kevser Denizi’nin kenarında, rehber ve önder edindiği EbâEyyub el-Ensâri, Sultan Muhammed Fatih, Akşemseddin, Ulubatlı Hasan ve birer çığır açmış, her biri bir fethe vesile olmuş bütün İslam Mücahidleri ile birlikte, oturacağımız günü görene kadar, çalışmalarımızda ona verilen bereketten bizleri de nasipdâr etmesini Yüce Rabbimizden niyaz ederiz.

698 Toplam, 1 Bugün

Paylaşın & Beğenin...Share on Facebook
Facebook
0Tweet about this on Twitter
Twitter
Email this to someone
email