BİR DEVLET ADAMI OLARAK HZ. MUHAMMED
BİR DEVLET ADAMI OLARAK HZ. MUHAMMED
BÜROKRAT OLARAK SAHABE
12 Nisan 2013 tarihinde Çatı Derneği, Kutupyıldızı, Siyasallılar Vakfı ve Ankara İHH olarak Kocatepe Diyanet Vakfı Konferans Salonunda Araştırmacı Yazar Said Alpsoy’u misafir ettik. Hamidiye Camii müezzini Emrullah Kahraman’ın Kur’an-ı Kerim Tilavetinden sonra Said Alpsoy sunumunu yaptı. Konuşmasında özetle şunlara değindi;
“İslam da Din ve devlet iç içedir. Kainatı yaratan Allah’dır. Bütün düzenleri koyanda Allahü Teala (cc.) dır. Kendi yarattığı düzende hüküm sahibi olanda Allah’dır. Siyaset belirli ilkeler içerisinde toplumu ve devleti yönetme biçimidir. Peygamberimizin siyaset anlayışını hayatının tüm evrelerinde net olarak görebilmekteyiz.

Şehit Seyit Kutup, “İslam ve siyaset uyuşmazlığı iddiası büyük bir oryantalist düşüncesidir” . İslam da siyaset dinin içerisindedir, dinden ayrı düşünülemez. Ateist düşüncede ki Mete Tunçay, “İslam dini, devletide içine alır” Yahudi Bernart Lewis İslam dini hakkında, “inancı bozulmamış bir Müslüman için din ve devletin ayrı olduğu düşünülemez”
Yine Seyit Kutup, “İslam hukukunu kabul edip etmemek İmani ve itikadi bir durumdur”
İmam Gazali “Din esastır, devlette bekçidir, Esası olamayan yıkılır, bekçisi olmayan din elden gider” demektedirler.
Hz. Muhammed’in siyaset öğretisinde şu ilkeler vardır;
1- Efendimizin siyaseti imani bir siyasettir. Allah’ı o işin merkezinde tutmasıdır. Kainatta Allah’la irtibatı olmayan hiç bir şey yoktur. Müslüman her konuda olduğu gibi siyasette ve devlette de yapacağı tüm işlerde şu soruyu sormalıdır. Benim şu anda yaptığım işten Allahü Teala razı mıdır? Allah ve din bağlantısı koparıldığında bu davranış kişiyi cehenneme götürür.
2- Ahlakilik; İslamın temel hedeflerinden birisi de ahlaki bir toplum meydana getirmektir. Materyalist batı düşüncesine göre gayeye giden her şey mubahtır. İslam ise Bediüzzaman’ın deyişiyle hak olan bir gayenin vasıtaları da hak olmalıdır. Dindar ve şuurlu bir Müslüman tüm uğraşlarında ahlaki özelliklerini kaybetmemelidir. Ataullah İskenderi; “Allah’ın yardımını kaybeden neyi kazanmıştır?” diyerek her şeyin Allah’ın rızasına uygun olması gerektiğini belirtmiştir. Günümüz şartlarında bazı Müslümanlar bugünkü şartlarda olmuyor diyerek kötü bir savunma meydana getirmektedir.
3- Halkın çıkarının ön plana getirilmesi; Peygamberimiz bir kavmin efendisi kavmine hizmet edendir” buyurmaktadır. Hz. Muhammed (sav) vergiyi topladı halka dağıtmış, halkının ihtiyaçlarını ve problemlerini hızlı bir şekilde çözmeye çalışmıştır.
4- Diktaya ve baskıya karşı İslam hukukunun üstünlüğünü esas almıştır. Diktatörlük şirktir. İslam dikta’ya karşıdır. Sahabeden Müsenna Bin Harise peygamberimiz için “senin bizi davet ettiğin şey diktatörlere karşıdır” demektedir. İslam devletinde adalet, istişare, ehliyet çok önemlidir. Ehli dünya, dinsizler, dini siyasete alet etmek isterler. Müslüman ise İslam siyaseti içerisinde dine hizmet eder.
5- Devlet odaklı değil, toplum odaklı siyaset; Müslüman bir toplum yetiştirmek devlet yöneticilerinin hedefi olmalıdır.
6- Yönetici kendisini ve tüm yakınlarını devlet menfaatinden uzak tutmalıdır.
7- Emanetin ehline verilmesi; peygamberimiz devlet kademesinde ve bürokraside görev alacakların ehil kişiler olması gerektiğini, “görev istenmez verilir” düsturuyla vurgulamıştır.
8- İmtiyazlı kişi ve sınıf oluşturulmasına fırsat verilmemelidir. Hak ölçüsünden ayrılınmamalıdır. Hakim’in Müsnedin deki hadis de Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır. “Kim müslümanların yöneticiliğine gelir de kendisine duyduğu sevgi sonucu hakkı olmayan birini tayin ederse Allah’ın laneti üzerine olsun” demiştir. “Maymunlardan sakının! İdareci, fakir ve zayıfların
işini erteler, zengin ve varlıklı kişilerin işini yaparsa maymun suretine girer” demiştir. Allahü Teala, herhangi bir kulunu yönetimle görevlendirirse, O da Müslümanlara ihanet ederek ölürse Allah, o kişiye cenneti haram kılar.
Müslüman için din hayatın ta kendisidir. Siyaset, hukuk, ekonomi, eğitim ve tüm hayatımız Allah’ın koyduğu Kur’an ve peygamberimizin sünneti ölçüsünde olmalıdır. Ancak o zaman dünyada ve ahirette huzuru bulabiliriz.” diyerek sözlerine son verdi.





